Gripte doğru bilinen yanlışlar - 03.01.2018


Tüm Haberler - Duyuru - Kampanya - Basında Biz


Salihli ve bölgesine güçlü hekim kadrosu ile hizmet veren Özel Medigüneş Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Vedat Erten, grip ile ilgili doğru bilinen yanlışları anlattı.

Uzm. Dr. Vedat Erten, Grip ile ilgili doğru sandığımız yanlışlar konusunda, “Hepimiz her şeye "Grip" demeye alışmışız. Belki toplum içinde birbirimize koyduğumuz tanıların “En Yanlışıdır” Grip hastalığı. Çoğu kez reçetesiz kendi kendimize koyduğumuz grip tanısıyla reçetesiz ilaçlar bile alırız.” dedi.

“Her burun akıntısı GRİP değildir”
Uzm. Dr. Vedat Erten; “Bu hastalıkların bedenimizde ortaya çıkaran Mikroplar farklıdır. Virüs dediğimiz mikroplarla hastalık ortaya çıkar. “GRİP” Influenza A, Influenza B ve Influenza C virüslerinin neden olduğu viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Nezle-Soğuk Algınlığı hastalığını da başka virüsler yapar. Yani her burun akıntısı GRİP değildir.

GRİP olduğumuzu nasıl anlarız?
Grip olduğumuzu anlamamızı sağlayacak bilgiler veren Erten; “38-39 C ateşiniz olur. Vücudunuzda yaygın ağrı, yorgunluk ve kırgınlık olur. “Dayak yemiş gibiyim” der bazen hastalar. (Sırt, kol, bacaklarda olmak üzere). Genelde kuru öksürük, bazen burun tıkanıklığı, hapşırma ve boğaz ağrısı, üşüme, titreme, terleme olur” şeklinde konuştu.

“En sık “Damlacık Enfeksiyonu yoluyla” ve “Tokalaşma” ile bulaşır
Hayati risk doğurabilecek kadar önemli bir hastalığın bulaşmasının yollarını bilip korunmamız gerektiğini belirten Uzm. Dr. Vedat Erten; “En sık “Damlacık Enfeksiyonu yoluyla” ve “Tokalaşma” ile bulaşır. Yakın konuşma, öpüşme, kalabalık ortamlarda bulunma yoluyla da bulaşır. Toplumumuzda en sık kullanılan selam-samimiyet-tanışma hareketi tokalaşmadır. Hasta kişilerin çeşitli şekillerde eline bulaşan virüsler tokalaşma yoluyla hızla yayılabilir. Eğer elimizi yıkamazsak. Elimizin değdiği her yerde hastalık yayılmaya devam edebilir. Damlacık Enfeksiyonu yoluyla bulaşmayı açıklayacak olursak; Özellikle ağız içi ve üst solunum yollarında bulunan bakteriler ve virüsler dediğimiz mikroplar nefes alıp verme, öksürük, hapşırma sırasında tükrüğümüze bulaşık olarak dışarı çıkar. Ortam havasına, insanların solunum yolarına, cildine kıyafet ve eşyalarına bulaşabilir ” dedi.

“İlaçla 7 günde, yatarak bir haftada” tabiri gerçeğe çok yakındır”
Hastalığı atlatabilme süreleri hakkında çarpıcı bilgiler veren Erten; “İlaçla 7 günde, yatarak bir haftada” tabiri gerçeğe çok yakındır. Öncelikle Virüslere karşı %100 başarılı bir Anti Viral ilaç hali hazırda yoktur. Dolayısı ile hastalarımıza ilaçla %100 iyilik hali garanti edilemeyen hastalıklardır Viral Hastalıklar. En önemli tedavi istirahat ve bol su içimi, düzenli beslenmedir” diye konuştu.

Hangi durumlarda GRİP geçirirken Acil Kliniklerine başvurmalıyız?

Uzm. Dr. Vedat Erten; “39 dereceyi geçen ateşiniz var ise ve 48 saate her ne yaptıysanız düşmüyor ise, Grip hastalığını takiben nefes darlığınız var ve kısa kısa nefes alıyorsanız hemen bir hastane aciline başvurunuz veya 112 ye haber veriniz. Gripten sonra şiddetli ve geçmeyen baş ağrısı varsa veya bilinç bulanıklığınız var ise, 3 aydan büyük bebeklerde grip var ve yüksek ateş var ise (Havale geçirme riski 3 aydan büyük bebeklerde ateş olduğunda son derece yüksektir.) hemen bir hastane aciline başvurunuz veya 112 ye haber veriniz.
Ayrıca, yutkunurken zorlanma ve ağrı, göğüs, kulak ve sinüzit bölgenizde ağrınız var ve balgamlı öksürük var ise, dudaklarda-parmak uçlarında morarma-nefes darlığı-genel durum bozukluğu varsa mutlaka doktor başvurusu yapınız” dedi.

“Grip hastalığında Akciğerlerde ortaya çıkan enfeksiyon çok önemlidir”
Grip hastalığında hayati tehdit yaratan nedir sorunu açıklayan Erten; “Özellikle Akciğerlerde ortaya çıkan enfeksiyon çok önemlidir. Zatüree veya Pnömoni denilen bu hastalık bazen sadece virüslerle, bazen de hem virüs hem de bakterilerle ortaya çıkabilir. Özellikle solunum yetmezliğine kadar gidebilen ilerlemiş durumlar söz konusu olabilir. Bu nedenle bu açıdan dikkatli olmak gerekir” dedi.

Grip Hastalığından nasıl korunalım?
Grip hastalığından korunma yöntemleri hakkında da önemli bilgiler veren Uzm. Dr. Vedat Erten; “Sağlamsak; Öncelikle sakınmak gerekir. Hasta olduğu bilinen insanlarla temastan sakınalım. Hastane veya hasta ziyaretlerinde mümkünse ağzı ve burunu kapatabilen maskeler kullanalım. Ellerimizi bol su ve sabun kullanarak yıkayalım. Uykumuza ve beslenmemize dikkat edelim. Mevsim sebze ve meyvelerinden yiyelim. Aşı ile ilgili doktorlarımızın önerilerini dinleyelim.
Hastaysak; Aksırırken ve öksürürken ağzımızı kapatmalıyız. Bol su ve sabunla ellerimizi ve yüzümüzü yıkayalım. Verilen ilaçlar olursa düzenli alalım. Hasta olduğumuzu yakınlarımıza söyleyelim. Kişisel korunma tedbirlerinin tam alınmasını sağlayalım. İstirahat edelim. İşyerine giderek diğer sağlam insanlara hastalığı bulaştırmayalım” şeklinde konuştu.

Grip Hastalığı hangi yaşlarda daha zor geçer?

6 ile 23 ay arası bebekler, İleri yaşta olanlar (65 üstü...) hastalık açısından daha büyük riskler taşıdığını belirten Erten; “Hastalığın bu yaşlarda başlaması kolay, geçmesi zordur. Ayrıca zatüree ve solunum yetmezliği açısından bu yaş grupları daha risklidir” dedi.

Kimler Grip açısından riskler taşıyor?

Son olarak Grip hastalığında en çok risk taşıyanlar hakkında bilgiler veren Uzm. Dr. Vedat Erten; “Kalabalık ortamlarda bulunanlar yüksek risk altındadır. Yuvaya giden çocuklar, ilkokul öğrencileri, yaşlı ve bakım evi kalanlar ve çalışanlar, ileri yaştaki insanlar, kalp ve hipertansiyon hastaları, kronik akciğer hastalığı olanlar, hastanelerde sağlık personeli, Diyabeti olanlar (Şeker hastalığı), böbrek hastalığı olanlar, “Hemoglobinopatiler” denilen kan hastalığı grubundakiler, vücut bağışıklık sisteminde zayıflık yaratan hastalığı bulunanlar (İmmünolojik hastalıklar) GRİP geçirirken solunum yetmezliği ve ölüm açısından yüksek riskli gruplardır” dedi.

Kaynak: Gelisen Salihli  

Tüm Haberler - Duyuru - Kampanya - Basında Biz