Dr.Yıldız – Karaciğer yağlanmasına dikkat edin

Salihli Özel Medigüneş Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr.Cemal Yıldız, karaciğer yağlanmasına karşı uyardı.

Normalde karaciğer hücrelerinde az miktarda yağ bulunduğunu anlatan. Uzm.Dr.Yıldız “Karaciğerde normalden fazla yağ birikmesine karaciğer yağlanması yani hepatosteatoz denmektedir. Bu miktar %5 ten fazla ise karaciğer yağlanması var demektir. Toplumda sıklığı %10 ile %24 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Erkeklerde kadınlara göre biraz daha sık görülmektedir. Genelde 45-50 yaştan sonra daha sık görülmekle birlikte, son yıllarda obez gençlerde ve hatta çocuklarda da görülmektedir. Karaciğer yağlanması pratikte karşımıza üç şekilde çıkmaktadır. Birincisi gebeliğe bağlı akut karaciğer yağlanmasıdır. İkincisi alkole bağlı karaciğer yağlanmasıdır. Bu iki grup daha seyrek görülen karaciğer yağlanması türdür. Üçüncüsü ve daha sık görülen tür ise alkole ve gebeliğe bağlı olmayan karaciğer yağlanmasıdır. Buna basit karaciğer yağlanması veya nonalkolik hepatosteatoz denmektedir” dedi.


“Karaciğer yağlanmasının belirtisi hastalığa göre değişir”


Karaciğer yağlanmasına sebep olan durumlar hakkında bilgiler veren Dr.Yıldız “Karaciğer yağlanmasının en sık görüldüğü durumlar Obezite (aşırı kilo), Tip 2 diabet (İnsüline bağlı olmayan şeker hastalığı), Hiperlipidemi (Kolesterol ve trigliserid yüksekliği), İnflamatuar (İltihabi) barsak hastalığı, Bazı ilaçlar, Bazı obezite ameliyatları olarak sıralanabilir. Karaciğer yağlanmasının belirtileri ise hastalığın derecesine göre belirtiler değişiklik gösterebilir. Hafif derecede yağlanmada hastaların hiçbir yakınması olmayabilir. Hastalık ilerledikçe halsizlik, çabuk yorulma, sağ üst karın bölgesinde ağrı gibi yakınmalar ortaya çıkmaktadır. Genellikle karaciğer yağlanması tanısı başka bir hastalığın araştırılması sırasında ortaya çıkar. Karaciğer testlerinin yüksekliği ve ultrasonda karaciğer ekojenitesinde artış tanıda en değerli bulgulardır” diye konuştu.

“Yağlanma aşamalıdır”

Karaciğer yağlanmasının birkaç aşamasının olduğunu belirten Dr.Yıldız “En hafifi basit karaciğer yağlanmasıdır. Belirtileri azdır. Karaciğer testlerinde hafif yükseklik vardır. İkinci evre nonalkolik steatohepatit denilen yağlanmaya bağlı karaciğer iltihabıdır (Hepatit). Bu evrede belirtiler artmıştır. Sağ üst kadran karın ağrısı, bulantı, kusma, yüksek ateş görülebilir. Belirgin karaciğer enzim yüksekliği vardır. Karaciğer fonksiyonları henüz bozulmamıştır. Üçüncü evre fibrozis evresidir. Karaciğer dokusunun yerini dağ dokusu almaya başlar ve karaciğer fonksiyonları bozulmaya başlar. Dördüncü evre karaciğer sirozu evresidir. Karaciğer fonksiyonları kalıcı olarak yani geri dönüşümü olmayacak şekilde bozulmuştur. Kriptojenik yani sebebi bilinmeyen karaciğer sirozu vakalarının %60’ı karaciğer yağlanmasına bağlıdır. Bu da karaciğer yağlanmasının erken tanısı ve tedavisinin ne derece önemli olduğunun göstergesidir. Hastalarımız bu duruma düşmemek için ne yapmalıdır. Risk faktörü taşıyan hastaların (Obezite, Tip 2 diabetes mellitus-şeker hastalığı, Hiperlipidemi yani kan yağları yüksek olanlar)   peryodik olarak karaciğer testlerini yaptırması ve karaciğer ultrasonu çektirmesi hastalığın erken tanı ve tedavisi için olmazsa olmazdır. Bu şekilde hastalığın ilerlemesi kolayca önlenebilir ve hastalarımız karaciğer sirozu gibi istenmedik sonuçlarla karşılaşmaz” şeklinde ifade etti.

Kaynak: Sektör Gazetesi

Scroll to Top